25/4/2008 - Margarin Şakşakçıları Ve Gerçekler!
Margarin şakşakçıları ve gerçekler!
Memleketimizde
öyle beslenme uzmanları, öyle gazeteciler var ki, yurtdışında
yasaklanmış olan şeyleri halka kakalamaya çalışıyorlar. Biz de
soruyoruz, kendi çocuğuna yedirir misin?

Ben
kesinlikle margarin yemem mesela. Birincisi, içinde aslında ne olduğunu
bilmiyorum. Pamuk yağından mı yapılır, motor yağından mı yapılır, hurma
yağından mı? Bunun cevabı belli değil.
İkincisi, sıvı
halden katı hale nasıl olduğunu anlamadığım bir yöntemle getiriliyor.
Ne yayık tereyağı gibi yayıkta oluyor, ne süt kaymağı gibi kaynatılıp
hazırlanıyor. Bilmediğimiz bir yöntem. Çince de bir ismi var:
Hidrojenizasyon.
Üçüncüsü, margarin bir besin değil. Hiçbir
şey değil. Hakiki tereyağı ve kaymağı düşünürsek mesela, bunların
içinde Allah vergisi vitaminler, mineraller var. Yumuşak dokularımız,
iç organlarımızın korunması, eklemlerimiz için ihtiyaç duyduğumuz
“gerçek ve doğal” yağ var. Oysa margarin koca bir hiç.
Bir
şeyin besin olduğunu en iyi nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Onu
bakteriler, mayalar yiyorsa besindir. Üstüne böcek konuyorsa besindir.
Bir kenara biraz margarin koyun, ayrı bir yere de tereyağı. Tereyağı
kısa sürede bozulur, ekşir. Çünkü onu gözümüzle göremediğimiz
bakteriler yemeye başlamıştır. Margarinin üstüne gelen de giden de
olmaz. Aylarca bozulmaz, yıllarca bozulmaz.
Dördüncüsü,
“margarin çok ucuz olduğu için bütçemiz ancak buna elveriyor” diyenlere
hak vermiyorum. 100 yıl yaşayan büyüklerimizin iç yağı, böbrek yağı,
kuyruk yağı yerken herhalde bir bildikleri vardı. Bu yağlar şu anda
alabileceğiniz en hesaplı yağlar. Hayvanın güzel otlaklarda otlamış
olması koşuluyla çok sağlıklı yağlar aynı zamanda. En iyi kebapçıların
sırrının kuyruk yağı olduğu aklımızın bir köşesinde kalsın.
Beşincisi,
içinde çok katkı maddesi var. Renginin belli bir sarılıkta olması için
boya, kokusunun belli bir tereyağı taklidinde olması için parfüm,
tadının süt taklidinde olması için başka katkı maddeleri… Kıvamı için
başka katkı maddesi, parlaklığı için başka katkı maddesi…
Altıncısı,
hayvancılığımıza darbe vuruyor. Küçükbaş büyükbaş hayvan besicileri
üstü kaymak bağlayan mis kokulu sütlerden tereyağı yapıp kaymak yapıp
bize satsalar daha iyi değil mi? Bugün bir sürü besici ve mandıra
çalışanı talep azlığından işlerini kaybediyor. Köyünde aç kalıyor.
Köylerden şehirlere göç ediyor, yerinden yurdundan oluyor.
Yedincisi,
margarincilerin hiçbir işe yaramayan ürünlerini pazarlama şekillerini
çok çirkin buluyorum. Margarinin içindeki “trans yağlar”ı, (yani
aslında bir cinsten başka bir cinse geçirilmiş yağlar) vücudumuz
tanımıyor. Biz trans yağ yemeye devam ettikçe bu yabancı maddeler
vücudumuzu hasta ediyor. Bu gerçeği bilen New Yorklular mesela, bütün
lokanta, kafeterya, vb. toplu yemek yenilen yerlerde trans yağ
kullanılmasını yasakladı. Bir de reklamcılar, utanmadan “geri kalmış
ülkenin geri kalmış insanları” gibi gördükleri bizleri, kalbe faydalı,
çocuklarınıza mutlaka yedirin diye kandırmaya çalışıyorlar (bir avuç
dolar için değer mi?).
Hadi margarin üreticilerini anladık.
Yaptığı işten zaten utanan reklâmcıları da anladık. Peki, beslenme
uzmanlarına ne oluyor onu anlamadık. Kol kola vermiş, “çocuklarınıza
margarin yedirin” diyorlar. Vatan gazetesinde “Margarin çocuklar için
sağlıklı bir enerji kaynağı” diye devasa bir haber yapan Ayşe Aydın’a
ne oluyor onu da anlamadık. Ayşe Aydın’a ve beslenmekten haberi olmayan
beslenme uzmanlarına soruyorum: Sizin bu marifetlerinizi okuyup, inanıp
da çocuğunu margarinle beslemeye kalkan bir anne çocuğunun 15 yaşında
kalp hastası olduğunu öğrenirse bunun vebalini üstlenecek misiniz?
Vicdanınız rahat edecek mi? Geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz? Kusura
bakmayın Ayşe Hanım, piyasada bu kadar yayın varken, margarinin ne olup
ne olmadığı bu kadar çok yazılıp çiziliyorken bir sürü insanın
okuyacağı koca bir gazete yazısında margarini övebilmek
için…(boşlukları siz doldurun).
Sekizincisi, biz
margarinleri “trans yağ”, “hidrojenizasyon” “pamuk yağı” diye deşifre
ettikçe içinde bunların olmadığı yeni margarinler türetiyorlar. Şimdiki
son model margarinlerden bazılarının bu maddeler, bu yöntemler olmadan
hazırlandığını iddia ediyorlar. Sonuçta “Bed asla necabet mi verir hiç
üniforma? Zerdus palan ursan eşek yine eşektir”!
|